Hoşgeldiniz.

zararlı alışkanlıklar ve dinimizin getirdiği yasaklar nelerdir ? Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın dinimizin yasakladıgı kötü alışkanlıklar ile ilgili hadisler Zararlı alışkanlıklar ve zararları zararlı
  • 5 üzerinden 3.75   |  Oy Veren: 44      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    zararlı alışkanlıklar ve dinimizin getirdiği yasaklar

    Sponsorlu Bağlantılar




    zararlı alışkanlıklar ve dinimizin getirdiği yasaklar nelerdir ?


    Paylaş Facebook Twitter Google







  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Zararlı Alışkanlıklar (Vaaz)


    Zararlı Alışkanlıklar

    Yüce Allah insanoğlunu en mükemmel şekilde yaratmış ve hayatını devam ettirmesi için sağlıklı bir vücut vermiştir. İnsanoğluna verilen bu beden kendisine emanet bırakılmış yanlış ve zararlı yollarda kullanılmaması tavsiye edilmiştir. Hem yaratan tarafından, hem O’nun gönderdiği elçiler tarafından, hem de konun uzmanları tarafından bedenimize karşı duyarlı davranmamız istense de, insanoğlu kendisine zarar verecek birçok alışkanlığın peşine düşmüş dünyasını ve ahiretini perişan etmiştir. Bugün sizlerle beraber günümüzde çok yaygınlaşan zararlı alışkanlıklar üzerinde duracağız, dini hükümleri ve sağlığımıza zararlarını tıbbi veriler ışığında değerlendirmeye çalışacağız.

    Alkol Kullanımı

    Günümüzde yaygın olarak kullanılan zararlı alışkanlıkların başında alkollü içecekler gelmektedir. İnsanlar eğlencelerine üzüntülerine alkollü içecekleri ortak etmişler, sevinçlerini onunla üzüntülerini ise efkar dağıtmak amacıyla onunla gidermeye başlamışlardır. Oysaki hem içine hem de yaşanılan topluma sayısız zararları olan alkollü içecekler Yüce Rabbimiz tarafından haram kılınmıştır. Cenab-ı Allah bir ayette şöyle buyurmaktadır.

    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالأَنصَابُ وَالأَزْلاَمُ رِجْسٌ مِّنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

    "Ey iman edenler! İçki, kumar, (tapınmaya mahsus) dikili taşlar, fal okları ancak şeytanın amelinden birer murdardır. Onun için bunlardan kaçının ki muradınıza eresiniz.”[1] Aynı sürenin bir sonraki ayetinde alkollü içeceklerin insanlara vermiş olduğu zarar ve alkollü içeceklerin haram oluşunun hikmet yönü şöyle ifade edilmektedir.

    إِنَّمَا يُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَن يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاء فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَن ذِكْرِ اللّهِ وَعَنِ الصَّلاَةِ فَهَلْ أَنتُم مُّنتَهُونَ

    “Şeytan içkide ve kumarda ancak aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık siz (hepiniz) vazgeçtiniz değil mi?”[2]

    Bugün alkol oranı az olması sebebiyle bazı içeceklerin kullanımı sanki mümkünmüş gibi telakki edilmektedir ki, ister az olsun ister çok olsun içinde alkol bulunan içecekler dinimizde haram kılınmıştır. Bir hadisinde Sevgili Peygamberimiz bu hususu şöyle ifade etmektedir.

    كُلُّ شَرابٍ أسْكَرَ فَهُوَ حَرَامٌ

    "Sarhoşluk veren her içki haramdır."[3] Bir başka hadiste Peygamber Efendimiz "Her sarhoş edici şey haramdır. Bir farak (küp) içildiği takdirde sarhoşluk veren bir şeyin tek avucu da haramdır."[4] buyurarak, alkollü içeceklerin –ister alkol oranı az olsun ister çok olsun- tamamından uzak durulması gerektiğini ve bu içeceklerin bizlere haram olduğunu bildirmektedir.

    Sarhoşluk veren alkollü içecekleri içmek nasıl yasaklanmışsa bu içecekleri satış noktasına gelinceye kadarki sürede çalışılması da aynen yasaklanmıştır. Bir hadiste Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır. "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) hamrla ilgili olarak on kişiye lanet etti: "(Hammaddesinden şarap yapmak maksadıyla) sıkana ve sıktırana, içene ve sâkilik yapana, (imalathâneden veya depodan, toptancıdan perakendeciye veya müstehlike kadar) taşıyana ve taşıtana, satana ve satın alana, bağışlayana, bunun parasını yiyene."[5]

    Alkollü içeceklerin bedenimize birçok zararları tespit edilmiştir. Bu hususları ana başlıklar altında şöyle zikredebiliriz.

    İçkinin kalbe zararları: Alkol, kalp ve cilt damarlarını genişletir. Kalbin çalışma hızını artırır, kan dolaşım düzenini bozar, damarların sertleşmesine,tansiyonun artmasına,felç ve ânî ölümlere sebep olur.

    İçkinin karaciğere zararları: Karaciğer hücrelerinde yağlanma meydana gelmesine, siroz hastalığına sebep olur, karaciğer büyür. Karaciğerin vazifesi dışarıdan gelecek zararlı maddeleri zararsız hale getirmektir.Karaciğer,içkiyi zararsız hale getirmek için çalışırken fazla yorulur,vazifesini tam yapamaz olur, bir çok zararlı maddenin vücuda girmesine ve çeşitli hastalıklara sebep olur.

    İçkinin böbreklere zararları: Alkollü içkinin hangi çeşidi olursa olsun böbrekleri bozar, zamanla iş göremez hale getirir. İdrar bolluğu veren bira, böbrekleri temizlemez,bilâkis yorar.İçki,böbrek iltihaplarına, idrarda şeker ve cerahat gibi anormal cisimlerin meydana gelmesine yol açar.

    İçkinin mide ve bağırsaklara zararları: İçki mide iç zarında yanma hissi meydana getirir, mideyi bozar, ağrı yapar, mide hastalıklarından olan gastrit ve ülsere sebep olur. Hazımsızlık, dolayısıyla iştahsızlığa sebep olur. Bağırsak ishallerine, iltihaplarına ve çalışma düzeninin bozulmasına sebep olur.Zararlı şişmanlığa meydan verir.

    İçkinin akla zararları: İçki akıl ve hafızayı zaafa uğratır.Kıskançlıklar ve unutkanlık meydana getirir. İrade kuvvetini azaltır, ne yaptığını - ne söylediğini bilmez bir hale getirir.İçki beyni uyuşturur, yürümekte zorluk çekilir, kol ve bacak çekilmelerine, yüz ifadesinde bozukluklara sebebiyet verir.İnsan,irade ve dengesini kaybeder.

    İçkinin sinir sistemine zararları: Sinirler alkole karşı hassastır,sinir hücreleri zedelenir. El titremeleri, tikler, felçlerden tutun, bütün ani ölümlere varıncaya kadar nice felaketlere sebebiyet verir. Heyecan, telaş, korku, sinir buhranları ve kıskançlık, çeşitli rûhî bozukluklar, içkinin meydana getirdiği normal hallerdendir.[6]

    Dinimizin yasak kıldığı, günümüzde de tıbbin ilerlemesi neticesinde zararının daha iyi anlaşıldığı alkollü içecekler, sadece içene değil etrafında bulunan insanlara da zarar vermektedir. Alkollü araç kullanımından dolayı gerçekleştirilen kazalar ve bunların sonucunda ölüm ve yaralanmalar meydana gelmekte, alkol alımından sonra akli melekenin kaybolmasından dolayı cinayetler işlenmekte, ayrıca alkollü içecekleri tüketenlerin aile hayatlarının bozulduğu görülmekte ve bunun sonucunda da aileler dağılmakta sosyal hayat altüst olmaktadır. Bu sebeple kişiler ayrıca alkol sebebiyle kul hakkına girmekte, kul hakkının ise kullar tarafından affedileceği unutulmamalıdır.

    Bu kadar kötülüklerle dolu olan alkollü içeceklere Sevgili Peygamberimiz tarafından “Ümmü'l-Habâis” kötülüklerin anası denmiştir. Bir hadislerinde Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu hususu şöyle dile getirmektedir. "Hamr bütün ahlaksızlıkların (fevâhiş) anasıdır ve büyük günahların en büyüğüdür. Onu içen, annesine, teyzesine ve halasına saldırabilir"[7]İnsana ve topluma sağladığı zararlar göz önüne alındığında hepimiz tarafından da malumdur ki, alkollü içecekler kötülüklerin anasıdır. Bu sebeple sağlıklı bir dünya hayatı arzu ediyorsak, kendi hayatımızı sıkıntıya sokmak istemiyorsak ve ahirette de kendisinden razı olacağımız cenneti murat ediyorsak alkollü içecekleri kullanmamalıyız.

    Sigara Kullanımı

    Sigara ve sigaraya benzer diğer ürünleri birkaç boyutuyla ele almakta fayda vardır. Sigara içmenin fıkhi boyutu hakkında çeşitli görüşler ortaya konmuştur. Ortaya konan görüşler zaman ve şartlar değiştikçe ve sigaranın kişiye verdiği zararlar tam anlamıyla ortaya çıktıkça ve bu konuda tıbbi veriler ortaya kondukça değişmiştir. Genel anlamda olay üç ana başlık altında değerlendirilmektedir.

    1. Sigaranın zararlarını bilmeyen veya önemsemeyen bir grup bilgin, tütün kullanma (pipo, nargile vb. de dahil), sigara içme hakkında dinde açık bir hüküm bulunmadığını, şâri‘ tarafından açık bir yasak gelmediğini ileri sürerek sigara içmenin mubah olduğu görüşünü ileri sürmüştür.

    2. Diğer bir grup İslâm bilgini ise, sigara içmeyi doğru bulmamakla birlikte, “haram” da diyemedikleri için “mekruh” olarak nitelendirmişlerdir.

    3. Üçüncü bir grup ise, sigara içmeyi, özellikle tiryakilik derecesinde sigara alışkanlığını sağlık açısından zarara ve ekonomik yönden israfa yol açtığı, nafaka yükümlülüğünü ihlâl ettiği gerekçesiyle “haram” saymışlardır.[8]

    Sigara ve sigara ürünlerinin hepsinin kişiye maddi ve bedeni zarar getirdiği, malını israf boyutunda harcamaya götürdüğü ve bazı insanlar için maddi külfet getirmese bile özellikle orta kesim ve dar gelirli aileler için maddi anlamda külfet getirdiği, kişiye eşinin ve çocuklarının hakkına girmesine sebep olduğu aşikardır. Kur’an-ı Kerim’de ise Yüce Rabbimiz yukarıda saymış olduğumuz hususlar için şunları bildirmektedir. وَلاَ تُلْقُواْ بِأَيْدِيكُمْ إِلَى التَّهْلُكَةِ “Kendinizi elinizle tehlikeye atmayın...”[9]

    وكُلُواْ وَاشْرَبُواْ وَلاَ تُسْرِفُواْ إِنَّهُ لاَ يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ

    “Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz, Çünkü O, israf edenleri sevmez.”[10]

    Sonuç olarak şunu ifade edebilir ki, Hem içene hem de o ortamda bulunan şahıslara ve çevreye verdiği zararlar, israf ve hakların ihlâline yol açabileceğinin kuvvetle muhtemel olması dikkate alınarak, sigara içmenin kural olarak dinen “harama yakın mekruh” sayılması gerekir. Ancak bedene verdiği zarar ilmen ve tıbben açıklık ve kesinlik kazanmışsa, açık bir israfa ve kişinin nafaka yükümlülüğünü etkileyip aile fertlerinin ve bakmakla yükümlü bulunduğu kimselerin nafakasını kısmasına yol açıyorsa, zorunlu harcamalardan ve aslî ihtiyaçlarından bile fedakârlık yapmaya zorluyorsa, o takdirde sigara içmenin dinen de “haram” olduğu söylenebilir.[11]

    Sigaranın tıbbi boyutu ise, incelenmesi gereken en önemli hususlardadır. Özellikle tıbbın gelişmesi sigara ve sigara ürünlerinin insanlar üzerinde bir çok zararları olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu zararları şu başlıklar altında zikredebiliriz.

    1.Ülkemizde yılda yaklaşık 100 bin kişi sigara ve bağlı hastalıklardan hayatını kaybetmektedir.

    2.Sigara dumanının içerdiği karbon monoksit kan dolaşımına girerek pıhtılaşmaya yol açmakta ve atardamarların iç duvarlarına zarar vererek kalp krizlerine neden olmaktadır.

    3.Koroner kalp hastalıklarından ve bu hastalıkların yol açtığı ölümlerden korunmak için atılacak ilk adım, sigara ve dumanından uzak durmaktır.

    4.Sigara dumanı; katran, karbon monoksit ve nikotine ek olarak, amonyak, arsenik, hidrojen siyanür ve metan gibi son derece zehirli olan 4 binden fazla kimyasal madde içermektedir.

    5.Sigara kullanımı, insan vücudunun savunma sistemini çökertmekte ve sayısız hastalık ve ölümlere zemin hazırlamaktadır.

    6.Sigara; akciğer, ağız boşluğu, yemek borusu, boyun, pankreas, mesane, böbrek, mide ve kan kanserine yol açmaktadır.

    7. Sigara ayrıca; peptik ülser, kronik bronşit, felç, astım, reflü, erken menopoz, diş eti iltihabı, kemik erimesi ve katarakt hastalıklarına zemin hazırlarken, hamilelerde erken doğum ve düşük doğum ağırlığı risklerini de beraberinde getirmektedir.

    8.Sigara kullanan hamile bayanların bebekleri fiziksel ve zihinsel özür riskiyle karşı karşıya iken, sigara içen annelerin sütlerinde bulunan dioxin maddesi ise öldürücü etkiye sahip bir zehirdir.

    9.Sigara içmeyi bir kez deneyen her dört kişiden üçü sigara tiryakisi olmaktadır.[12]

    Bugün sigaranın zararları daha iyi anlaşıldıkça ve sigara içme yaşının gençlerinde altında ilkokul çağındaki çocuklara ulaşması sonucunda devletler, bireylerin sigaraya başlamamaları ve sigara bağımlısı olanları bunlardan uzaklaştırmak için kampanyalar yapmakta, sigaranın zararlarını içeren filimler, afişler hazırlanarak insanlar bilgilendirmeye çalışmaktadır. Mesela 9 Şubat günü Dünya sigarayı bırakma günü olarak ilan edilmiştir. Hem dünyamızı hem ahiretimizi huzura erdirmek istiyorsak, hem maddiyatımızı hem de bedenimizi sıkıntılardan kurtarmak istiyorsak, sigara içmeyi bırakmalı, sigara içenlerin sigarayı bırakmaları için teşvikte bulunmalı, sigara içmemekle bizden sonra gelecek nesillere yaşantımızla örnek olmaya çabalamalıyız. Unutmayalım ki, bu bedenimiz bizlere Yaratanımız tarafından emanet olarak verilmiştir. Bize verilen bu emanet hakkında ahiretde sorguya çekileceğimizi de hatırımızdan çıkarmamalıyız.

    Uyuşturucu Maddeler

    Günümüzde özelikle gençler arasında en yaygın kullanılan zararlı alışkanlıkların başında ise esrar, afyon, eroin, kokain, morfin gibi uyuşturucu maddeler gelmektedir. Ayrıca alkol oranının düşük tutulup sanki zararı yokmuş gibi sunulması gibi, uyuşturucu maddelerden olan ekstasi (ecstasy) gibi haplarda gençlere zararları yokmuş ve bağımlılık yapmıyormuş gibi sunulmaktadır. Oysaki insan vücuduna özelliklede akla zarar veren bu maddelerin hepsi insanlık için birer tehlikedir. Bir başka madde bağımlılığı ise özellikle sokak çocuklarının kullandığı, bazı zamk, boya maddeleri gibi ürünlerde bulunan eter, aseton, benzin, tiner vs. gibi uçucu maddelerin solunum yoluyla alınmasıdır ki, buda alkolün yaptığı etkiye benzer bir etki yapmaktadır.

    İslâm’ın emir ve yasaklarındaki genel amaçlar dikkate alındığında İslâm’ın bu konudaki yasağının sadece şaraba veya belirli alkollü içkilere mahsus olmadığı, aklî ve ruhî dengeyi bozan, sinir sistemini uyuşturup beynin işlevlerini etkileyen, kişinin irade ve düşünme gücünü tamamen veya kısmen yok eden her türlü keyif verici uyuşturucunun da aynı yasak kapsamına girdiği görülür. Hatta bugün modern tıp, psikoloji ve toplum bilimleri esrar, afyon, eroin, kokain gibi uyuşturucu maddelerin insan sağlığı ve toplum düzeni için içkiden de zararlı ve tehlikeli olduğunda birleşmektedir. Şu halde haram hükmünün illeti olan sarhoş etme, uyuşturma özelliğini taşıyan maddeleri vücuda almak haram hükmünü alır.[13]

    Uyuşturucu maddelerin insanlar üzerinde birçok olumsuz tesirleri vardır. Bunları şu başlıklar altında zikredebiliriz.

    1.Bu maddelerin müşterek özelliği kullananları bağımlı yapmasıdır. Hatta eroinin bir defa damardan verilmesi dahi, kullanan şahsı bu zararlı maddenin müptelası haline getirebilmektedir.

    2.Bu maddeleri kullanan şahısta aynı tesirin meydana gelebilmesi için, zamanla kullanılan maddenin devamlı artırılması gerekir ki, buda o maddeye karşı talebin artması anlamına gelir.

    3.Bu tip maddeler hep kanunsuz satıldığı için fahiş fiyatlarla satılırlar. Şahsın maddeye karşı bağımlılığı artıkça ve alma gücü azaldıkça elde bulunan her şey harcanmaya başlar, hatta para bulunmazsa hırsızlık yoluna gidilir. Buda suçun ve suçluların toplum içinde artışına sebep olur.

    4.Özellikle eroinman olan insanların sosyal ve ailevi hayatları bozulmaktadır. Bu maddeleri kullananların ailesine ve çocuklarına karşı ilgisi azalır ki, bu durumda kişinin istikbalini mahvettiği gibi toplumların da geleceğine zarar vermektedir. Çünkü toplumların temel taşı ailedir.

    5.Madde bağımlılığın bir başka tehlikesi ise vücuda verdiği zarardır. Bu maddeleri kullananlar manen ve madden adeta çökmüş gibidirler. Asabiyet, ruhi gerginlik, sinirlilik, uykusuzluk vs. gibi haller görülür. Ayrıca bağırsak, mide hastalıkları, karaciğer büyümesi ve yağlanması, böbrek hastalıkları, kansızlık, deride sivilce ve yaralar ortaya çıkar. Göz adalelerinde felçler gözükür.

    6.Madde bağımlılığı kişiyi ölüme götüren bir unsurdur ki, almış olduğu bur dozdan fazla ekstra bir doz alırsa zehirlenerek ölürler.[14]

    Kumar

    Kumar, nasıl sonuçlanacağı önceden belli olmayan ihtimalli bir şeye bağlı kalarak mal vermek veya almak anlamına gelir. Adı ne olursa olsun bu özelliği taşıyan para veya mal karşılığı oynanan her oyun ve ortak bahis kumardır. Kolaylıkla mal çarpmak veya çarptırmak olduğu için Kur'an'da "meysir" denilen kumar, kolaylık anlamındaki "yûsr" kökünden gelmektedir.

    Kumar İslam Dininde haram kılınmıştır. Alkollü içecekler bahsinde dile getirdiğimiz ayette Yüce Rabbimiz bu hususu şöyle ifade etmektedir. "Ey iman edenler! İçki, kumar, (tapınmaya mahsus) dikili taşlar, fal okları ancak şeytanın amelinden birer murdardır. Onun için bunlardan kaçının ki muradınıza eresiniz. Şeytan içkide ve kumarda ancak aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık siz (hepiniz) vazgeçtiniz değil mi?”[15] Ayette de ifade edildiği üzere yasak bakımından alkollü içecekler ve kumar arasında hiçbir fark yoktur.

    Kumar insanlar arasında haksız kazancı ortaya çıkaran bur husustur. Oysaki Yüce Rabbimiz bir ayette bu fiilin yasaklandığını şöyle bildirmektedir.

    وَلاَ تَأْكُلُواْ أَمْوَالَكُم بَيْنَكُم بِالْبَاطِلِ

    "Aranızda mallarınızı haksız sebeplerle ve batıl yollarla yemeyin"[16] Fert ve toplum açısından kumarın birçok zararları vardır. Bu zararları şöyle sıralayabiliriz.

    1.Kumarda kaybedilen parada ailenin, çoluk-çocuğun, hakkı vardır.

    2.Kumarda kazanılan para da meşrû değildir. Kişinin hakkı olmadan haksız bir kazanç olarak elde edilmiştir.

    3. Kumar masası etrafında birleşen insanlar hırslarına yenilirler ve orada, sağlıklarını, servetlerini, ahlâklarını ve vakitlerini kaybederler. Kişi ne kadar para kazansa da durum böyledir.

    4.Kumar toplumsal zararlarda meydana getirir. Kumar çalışma hayatının yerine tembelliğe sevk eder.

    5. Kumar beraberinde içki, yalancılık, hırs, kin, intikam, cinayet gibi kötülükleri de getirir.

    6. Kumar âile hayatında düzensizliklere, anlaşmazlıklara, ihmallere sebep olur.

    Sonuç itibariyle zararlı alışkanlıkların hepsi kişinin bedenine zarar vermekte, maddi hayatını bitirmekte ve manevi hayatını mahvetmekte, sosyal hayattan kopmalar yaşanmakta, bireylerin birbirleriyle olan diyalogları bitmekte, hem ferdi hem de sosyal problemler ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple toplumun bütün kesimleri bu zararlı alışkanlıklara karşı seferber olmalı, öncelikle kendimiz kullanmayarak örnek olmalı, kullananlara karşı ise itici değil, birleştirici ve bütünleştirici yaklaşımlarla onları topluma kazandırma yollarını aramalıyız.

    Yüce Rabbim dünya ve ahiret hayatımızı sıkıntıya uğratacağımız zararlı şeylerle buluşturmasın. Bu maddeleri kullanan kardeşlerimizi bu alışkanlıklarını bırakmayı nasip etsin.

    Cumanız mübarek olsun, Allah’a emanet olun.

    Ahmet ÜNAL

    Vaiz



 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.