Hoşgeldiniz.

besmeleyle ilgili kıssa lar, besmele ile ilgili kıssa, besmele hakkında kıssalar Hazreti Musa (as) hastalandı ve karnının ağrısı iyice şiddetlendi de halini Cenâb-ı Hakk’a arzetti.
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 2      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Besmele ile ilgili Kıssalar

    Sponsorlu Bağlantılar




    besmeleyle ilgili kıssalar,
    besmele ile ilgili kıssa,
    besmele hakkında kıssalar


    Hazreti Musa (as) hastalandı ve karnının ağrısı iyice şiddetlendi de halini Cenâb-ı Hakk’a arzetti. Allah da ona sahradaki bir otu gösterdi. O da ondan yedi de Allah’ın izniyle şifa buldu. Sonra başka bir zaman bu hastalık ona tekrar musallat oldu. Bunun üzerine aynı otu yedi. Fakat hastalığı arttı. Hastalığı artınca şöyle dedi: “Hastalığı artınca şöyle dedi: “Ya Rabbi, ilk önce bu otu yedim ve ondan faydalandım. İkinci defa onu yediğimde ise hastalığım arttı.” Bunun üzerine Cenâb-ı Hakk şöyle buyurdu: “Çünkü birincide seni ota sevk eden Ben idim, böylece onda şifa meydana geldi. İkincisinde ise, sen kendin ota gittin de, bunu müteakip hastalığın arttı. Bilmiyor musun ki, bütün dünya öldürücü zehir, onun panzehiri de benim ismimdir.” (Râzî)

    Anlatıldığına göre Firavun, tanrılık iddiasında bulunmadan önce bir saray yaptırdı. Sarayın dış kapısına da besmelenin yazılmasını emretti. Ulûhiyet iddiasına kalkışıp da, Hz. Musa (as) peygamber olarak ona gelip, onu hak dine davet edince, onda doğruya ulaşma kabiliyeti görmedi. Bunun üzerine şöyle dedi: “Ya Rabbi, onu ne kadar dine davet ettimse de onda her hangi bir hayır görmedim.” Bunun üzerine Cenâb-ı Hakk şöyle buyurdu: “Ey Musa, belki de sen, onun küfrüne bakarak, onu helak etmemi istiyorsun. Hâlbuki Ben, onun sarayının dış kapısının üzerine yazdırmış olduğu besmeleye bakıyorum.” Buradaki incelik şudur: Kâfir de olsa, kim bu kelimeyi dış kapısının üzerine yazarsa, helak olmaktan emin olur. Kim bu kelimeyi, ömrünün başından sonuna kadar kalbine yazarsa, onun durumu nasıl olur, var sen düşün. (Râzî)

    Bizans imparatoru, Hz. Ömer’e (ra), devamlı bir baş ağrısı olduğunu, bunu için kendisine bir ilaç göndermesini yazmıştı. Bunun üzerine Hz. Ömer (ra) bir fes gönderdi. İmparator bu fesi başına koyduğunda, baş ağrısı duruyor, çıkarınca başı yeniden ağrımaya başlıyordu. İmparator hayret ederek fesi kontrol etmeye başladı. Fesin içinde besmele yazılı bir kâğıt buldu. (Râzî)


    Paylaş Facebook Twitter Google







  2. Sponsorlu Bağlantılar




    BESMELE

    Ahmet iki gündür Hasan’a dargındı. Sebep, Hasan’ın oyunun kuralını çiğnemesiydi. Aslında küçük bir şeydi bu. Kendisinin de kuralları çiğnediği oluyordu ama nedense insan, kendi yaptığı hataları küçük; başkalarının hatalarını büyük görüyordu.Ahmet içten içe Hasan’la barışmak istiyordu ama nasıl barışacağını bilemiyor, çekiniyordu. Babası ondaki bu sıkıntılı hali fark etti:

    — Oğlum, bir derdin var sanki. Paylaşmak ister misin?

    Ahmet olan biteni anlatınca İhsan Bey şunları söyledi:

    — Oğlum, her insan hata yapabilir. Hatasının sonucunu gören insan daha dikkatli olur.

    Hasan hatasının farkına varmıştır. Sen de bu dargınlığı uzatmamalısın artık.

    Peygamberimiz üç günden fazla dargın durmayı doğru bulmamıştır. Yarın günlerden pazar. Karlar da iyice eridi. Hava güzel olursa tepedeki boş araziye çıkalım, bir futbol maçı yapalım. Böylelikle sen de Hasan’la barışmış olursun. Ne dersin?.. Hadi şimdi git, herkese haber ver.

    Ahmet çok sevinmişti bu işe… Ertesi gün güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra spor kıyafetlerini giydiler ve apartmanın bahçesine indiler. Birkaç kişi dışında herkes gelmişti. Hasan, babası ve ağabeyi ile bahçede bekliyordu. Herkes birbiriyle selamlaştı. İhsan Bey’in yardımıyla Hasan ile Ahmet de kucaklaştılar. Biraz çekingendiler ancak barışmanın mutluluğu ikisinin de yüzünden okunuyordu. Tepeye doğru yola koyuldular. Maç yapılacak alana geldiklerinde iki takım oluşturarak ısınma hareketleri yaptılar ve maç için süreyi başlattılar. İlk vuruşu İhsan Bey yapacaktı, tam topa vura-cağı sırada dudaklarını 3-5 sefer kımıldattı ve topa öyle vurdu.

    Maç çok çekişmeli geçiyordu. Önce Ahmet ve babasının içinde bulunduğu takım öne geçmişti ama karşı takım atak üstüne atak geliştirerek 3-2 üstünlük sağladı ve maçı kazandı. Çok güzel bir maç olmuş, hoş vakit geçirmişlerdi. Eve dönerken Ahmet merak ettiği şeyi babasına sordu.

    — Babacığım, topa ilk vuracağın sırada içinden bir şey söyledin. Ne söyledin?

    — Besmele çektim oğlum!..Ahmet şaşırmıştı. Sormadan edemedi.

    — Babacığım, maça başlarken besmele çekmek şart mı? İhsan Bey gülümseyerek oğlunun sorusunu yanıtladı:

    — Allah’ın adını anarak her işimizde, O’nun yardımını ve sevgisini yanımızda hissetmek is-teriz. Bu bize güven ve güç verir. Çünkü biz çaba göstermiş ve doğru olanı yapmak istemişizdir. Sen de her işinde Allah’ın yardımını hissetmek istiyorsan besmele çekmelisin.

    Ahmet o günden sonra her işine besmeleyle başladı. Artık kendisini daha mutlu ve daha güçlü hissediyordu. (Diyanet Çocuk Ocak 2009 dergisinden alınmıştır.)



 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.