Hoşgeldiniz.

ibadet edilen yerler Dinlerde İbadet Yerleri Gerek ilahi, gerekse ilkel dinlerde, birlikte ibadet etmek amacıyla zamanla ibadet yerleri (mabet) yapılmıştır. Mabetler, dinlerin özellikleri, coğrafi ve

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    ibadet edilen yerler

    Sponsorlu Bağlantılar




    ibadet edilen yerler

    Dinlerde İbadet Yerleri

    Gerek ilahi, gerekse ilkel dinlerde, birlikte ibadet etmek amacıyla zamanla ibadet yerleri (mabet) yapılmıştır. Mabetler, dinlerin özellikleri, coğrafi ve kültürel şartlara göre farklı mimari şekillerde yapılmıştır. Yahudilikte ibadet, mabette yapılır. Bu mabet ise, Hz. Süleyman tarafından yaptırılan Kudüs’teki Süleyman Mabedi’dir (Bet Hamikdaş). 70 yılında bu mabet yıkılınca Tevrat’ta emredilen birçok ibadet, askıya alınmış, terkedilmiştir.

    Günümüzde ise günlük ibadetler, mabedi temsil ettiğine inanılan ve mabedin şubeleri konumundaki sinagoglarda yapılmaktadır. Toplu ibadet, sinagoglarda ergenlik çağına ulaşmış, en az on erkekle, din adamı hahamların nezaretinde yapılmaktadır. Sinagogların kutsallığı bulunmaktadır. Hiçbir şekilde içlerinde resim ve heykel bulunmaz. Yahudilere göre, resim ve heykelin olduğu yerde ibadet edilmez. Sinagoga, temiz, uygun kıyafetlerle ve başlar örtülü bir şekilde girilir.

    Yahudi erkeleri ibadet ederken “Kipa” adını verdikleri şapkayı başlarına giyerler. Yahudi kadınları ise başlarını örterek sinagogda ibadetlerini yaparlar. Belirli bir mimari özelliği olmayan sinagoglarda üç şey bulunur. Bunlar, Aron-Hakodeş (kutsal dolap), Ner-Hatamid (devamlı yanan ışık) ve Teva’dır (kürsü). Kutsal dolap içinde, el yazması Tevrat tomarları bulunur. Bir bakıma sinagogdaki mihrabı oluşturur. İbadet esnasında Aron Hakodeş’ten çıkarılan Tevrat tomarları haham tarafından Teva kürsüsünde okunur.

    Hristiyanlığın ibadet yerleri katedral ve kiliselerdir. Hristiyanlığın başlangıçta bir ibadet yeri yoktu. Zulüm ve baskı nedeniyle ilk Hristiyanlar, ibadetlerini mağaralarda, kimsenin olmadığı yerlere genellikle çok az gruplarla gizlice yapıyorlardı. Ancak IV. Yüzyılda Hristiyanlık, Romalılar tarafından kabul görmeye ve benimsenmeye başlayınca, ibadet yerleri inşa edilmeye başlandı. Kilise, küçük ve sade yapılı, katedral ise büyük ve ihtişamlı görünüme sahip ibadet yerleridir. Bu ibadet yerlerinin ana giriş kapısı doğu yönünde bulunmaktadır. Girişin tam karşısında vaftiz, günah itirafı ve nikâh gibi törenlerin yapıldığı mihrap ile vaaz kürsüsü bulunmaktadır. Cami ve sinagogların aksine kilise ve katedrallerde mihrap ve duvarlar Hz. İsa’nın ve azizlerin resim ve heykelleri ile süslenmiştir.

    Budizmin ibadet yerlerine, Buda’nın çeşit çeşit heykellerinin bulunduğu için, heykel evi anlamına gelen Pagoda denmektedir. Hinduizmde ise; topluca ibadet etme geleneği bulunmamaktadır. Ancak, ibadet yerlerinin kutsallığı önemlidir. Mabet yerleri, yıldızların konumuna ve mantra denilen kutsal metinlere göre, Brahman adlı rahiplerce belirlenmektedir. Brahman rahibi, dünyayı başında taşıdığına inanılan kutsal yılanını tam başına denk gelecek şekilde mabedin inşaatını başlatır. Kent mabetleri, İslam’daki külliye mimarisi ile benzerlikler taşımaktadır. Külliye içersinde, iç avlular, sütunlu salonlar, yıkanma ve barınma yerleri, manastır, okul, hastane gibi birimlerden oluşmaktadır.

    Kur’an’a göre, yeryüzündeki ilk ibadet yeri ve Müslümanların kıblesi konumundaki Kabe’dir. İslam dinine inananların sayıca artmaları ve dinin birçok yere ulaşması nedeniyle, Müslümanlar yaşadıkları yerlerde mabetler yapmışlardır. Bu ibadet yerlerine secde edilen yer anlamında mescid adı verilmiştir. Mescitlerin büyük olanlarına ise cami adı verilmiştir. Camilerde, imamın namaz kıldırırken durduğu yere mihrap, hutbe okunulan yere minber, müslümanlara öğüt verilen yere vaaz kürsüsü denilmektedir.

    Ayrıca camilerde müezzin mahfili, son cemaat yeri, hünkar mahfili gibi bölümler de bulunmaktadır. Müslümanları namaza davet etmek ve onlara ilahi daveti ulaştırmak amacıyla minareler yapılmış, abdest almak için şadırvanlar oluşturulmuştur. Mescitler ve camiler, Allah’a ibadet edilen yerler olduğu için Müslümanlar temiz kıyafetleri ile buralara gelirler. Camiye gelirken güzel giyinmek, güzel kokular sürünmek, kötü kokulardan arınmak, el ve ayak tırnaklarının temizliğine dikkat etmek, her türlü rahatsız edici görüntüden uzak durmak gerekir. Camilerde cemaati rahatsız edecek hal ve hareketlerden kaçınılmalıdır. Peygamber Efendimiz, 'soğan sarımsak yiyen camiye gelmesin' buyurmaktadır. Camiye kirli çoraplarla, ter kokan ayaklarla, çamurlu elbiselerle gelinmemeli, ibadet amacıyla gelen cemaat rahatsız edilmemelidir. İnsanlara tiksinti veren şeyler ibadet edenlerin huşularını bozduğu gibi, caminin manevi atmosferine de yakışmaz. Ayrıca camilerde resim, heykel gibi süslemeler, İslam kültürüne uygun olmadığı için bulunmaz.


    Paylaş Facebook Twitter Google


 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.